Genel

Halil Altındere Kimdir?

single-image

Halil Altındere Tabularla Dans

 

Tabularla Dans, Halil Altındere‘nin uluslararası alanda ilk olarak tanınmasına fırsat tanıyan çalışmasıdır. İki işli olarak yapılan bu çalışmada, insanlara birden fazla mesaj verilmeye çalışılmıştır. Tam bir hayal gücü ve yetenek ortak çalışması olan Tabularla Dans, sanatçının kendisini ilk olarak ispatladığı çalışmalardandır.

Kamuya açık alanda görsel sanatlar yaratan sanatçılardan olan Altındere, klasik tarzdansa kendine özgü tarzı ile dikkat çekiyor. Her zaman düşüncelerini en güzel şekilde ve ironik biçimde eserlerine yansıtan sanatçı, bu eserinin kendisi için çok önemli bir yere sahip olduğunu her fırsatta dile getirmiştir.

İki işli olarak ortaya çıkarılan bu eserde bir adet 1 milyon Türk Lirası ve kimlik işi yer almaktaydı. Özel olarak hazırlanan 1 milyon Türk Lirası üzerinde Atatürk’ün elleri ile yüzünü örttüğü bir resmi bulunuyordu. Eserin ikinci kısmı olan kimlik çalışmasında ise fotograf bölümüne farklı profillerden çekilmiş resim eklemesi yapılmıştı. İki aşamalı olarak yapılan bu çalışma ile uluslararası bir sergiye katılan Altındere, burada kendini belli edip dünya çağında adını duyurmuştur.

Halil Altındere Kimdir?

1971 yılında Mardin’de doğan Halil Altındere, şu anda İstanbul’da ikamet etmekte ve çalışmaktadır. Cesur eserleri ve düşüncelerini korkmadan ifade etmesi ile bilinen sanatçı, 1999 yılından bu yana güncel bir sanat dergisinin yayıncılığını yapıyor. Sanatçılık, dergi yayıncılığından sonra 2002 yılından beri küratöryel çalışmalar da yapan sanatçı, kendisini sürekli geliştirme çabasındadır. Kimsenin söyleyemediği, dile getirmeye çalıştığı düşünceleri çekinmeden eserlerinde en açık şekilde ifade eden Altındere, cesurluğu ile herkesin ilgisini çekiyor.

Özellikle farklı kimlik çalışmaları ile adını duyuran Halil Altındere, hiç kimsenin daha önce yapmadığı eserleri ortaya çıkarmıştır. Bu eserleri ortaya çıkarırken komik olaylarla da karşılaşan sanatçı, işinin kendisini her türlü geliştirdiğine inanıyor. Herkesin tabularından arınıp kendi içlerinden geldiği şekilde davranması gerektiğine inanan ve bu düşünceler ile eserlerini ortaya çıkaran sanatçı, kamuya açık alanda eser oluşturan diğer sanatçılar gibi tabularından ve önyargılarından arınmıştır. Kendisi ve düşünceleri ile barışık olan sanatçı, uluslararası alanda çok sayıda sergide eserlerini sevenleri ile buluşturmuştur.

Halil Altındere‘nin en büyük çalışma malzemesi, sokaktır. Sokakta bulunan her şeyi kullanan ve bu nesneler ile yeni eserler ortaya çıkaran sanatçı, kendisini ne iyi açık alanlarda sokaklarda ifade ettiğini belirtiyor. Kültürel kimlik, milliyetçilik, şovenizm, otoriter yapı ya da sanat içindeki statüko ile, muhalefetle ilgili olan işleri aynı zamanda sanatı bir eleştiri ve direniş aracı olarak kullanan sanatçının eserlerinin tam anlamı ile anlaşılabilmesi için hayata onun gözlerinden bakmak ya da karşısında değil yanında durmak gereklidir.

Almanya, İngiltere, Fransa, Güney Kore, ABD, Brezilya, Yeni Zelanda, İsrail, Hollanda, Danimarka, Montenegro, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Avusturya’da pek çok uluslararası sergide yer alan sanatçının belli başlı bazı sergileri, São Paulo Bienali (1998), Manifesta-4, Gwangju ve Setinye Bienalleri (2002) olarak sayılabilir. Eserlerinde ironik bir düşünce ile hareket eden sanatçı, kamuya açık alanda sanat eseri sergilenmesin en iyi şekilde kullanan sanatçılar arasında yer alır.

Yurt dışında gezip gördüğü yerler, bulunduğu sergiler ve incelediği çalışmalar ile elde ettiği deneyimleri, kendi ülkesinde yani Türkiye’de bir sanat dergisi yayınlayarak aktarmak isteyen sanatçı bir kaç deneyimli arkadaşı ile birlikte bu düşüncesini hayata geçirmiştir. Hala yayın hayatında olan sanat dergisi ile daha geniş kitlelere yayılan ve daha çok tanınmaya başlanan sanatçı, ilgi çekici sergilerini Türkiye’de de yayınlama kararı almıştır.

Küçük yaşlardan beri sanat ile ilgilenmek isteyen e bu yönde çeşitli eğitimler alan Halil Altındere, hem ülkemizde hem de uluslararası alanda tanınma şansına erişmiş sayılı kamuya açık alan sanatçılarındandır. Pek çok eseri sevilen ve beğeni kazanan sanatçı, uzun süredir emek verdiği eserlerini her yerde sergileme çabasındadır.

Ülkemizin en büyük yaralarından olan sanatı anlatma konusunda etkili çalışmaları olan Halil Altındere, ülkemizin yetiştirdiği sayılı sanatçılardandır. Bu tür sanatçıların artması ile daha sanata değer veren, daha sanata yatkın bireyler yetiştirme yolunda sağlam adımlar atılabilir.

Küratörlük yapmaya başladıktan sonra başarılı pek çok sergiye imza atan Halil Altındere’nin bir kaç sergisi olarak; “Fikirler suça dönüşünce”(2010),“Gerçekçi ol, imkansızı talep et”(2007), ”Freekick”(2005), “Seni öldüreceğim için çok üzgünüm”(2003) sergileri verilebilir. Kendi sergileri gibi küratörlüğünü yaptığı sergiler ile de adını duyuran sanatçı, başarılı bir kamusal alan sanatçısı olmanın yanında başarılı bir de küratördür.

Sanat alanında ülkemize çok katkı sağlayan Halil Altındere, bu alanda yeni yeni yetişen sanatçı adaylarına verilebilecek en büyük örneklerden biridir. Özgür düşünce tarzı, özgür yaşamı ve özgürlük üzerine ortaya koyduğu eserleri ile beğeni kazanan Halil Altındere, eserleri ile gelecek nesillere iyi bir de ilham kaynağı olmaktadır.

Tabularla Dans Eseri

Halil Altındere’nin yurt dışında belirli bir kitleye ulaşmasında en etkili eseri olan Tabularla Dans, toplumun tabularından ayrılması, artan pahalılık, yaşam zorluğu ve güncel olarak o dönemde yaşanan bazı olayların yansıtıldığı eser, sergilendiği bölgede de oldukça ilgiye neden olmuştur. Sanatçının başarılı çalışmalarının ilki olarak kabul edilen Tabularla Dans, kendi alanında ilk ve benzeri olmayan bir çalışma türüdür. Her zaman denenmemişi denemek, olmayanı yapmak için çabalayan sanatçının özel çalışmalarından bu eser, gelecek nesillere bırakılabilecek ne güzel hazinelerdendir.

Çalışmanın birinci aşamasını oluşturan 1 milyon Türk Lirası üzerinde Atatürk’ün yüzünü kapalı olarak tutması, artan hayat pahalılığına karşı verilen bir cevap niteliğindedir. Hayat şartları ve git gide zorlaşan yaşama karşı para üzerinden Atatürk’ün bile utandığı ancak bu duruma sebep olanların hala utanmadan karşımıza çıkıp yüzümüze baktığını anlatan bu çalışma o dönemde özellikle orta ve düşük gelirli vatandaşların oldukça hoşuna gitmişti.

Kimlin kartı üzerine farklı şekillerde çekilerek yerleştirilerek hazırlanan ikinci çalışmada ise kişilerin farklı yüzleri ve farklı davranışlarına dikkat çekilmiştir. Aslında görünüş olarak aynı olan herkesin birden fazla yüzü olduğu ve bu yüzün aslında sadece bir tanesini gördüğümüzü anlatan bu eser ile kişisel davranışlar ve kişiliklerin farklı türlerine dikkat çekilmeye çalışılmıştır.

Toplumda ağır yaralara neden olan ancak kimsenin anlatmaya cesaret edemediği konuları ele alması ile bilinen Halil Altındere, ilk çalışması sayılabilecek Tabularla Dans eserinde de aynı şekilde hareket etmiştir. Kim ne der, tepki alır mıyım, başıma bir iş gelir mi düşüncelerinden arınmış bir şekilde eserlerini ortaya koyan sanatçı, tabularından arınmış bir şekilde özgürlüğünü ilan etmiştir.

Halil Altındere ilk olarak kendini günlük hayatta sürekli kullanılan resmi nitelikli nesnelerde yaptığı değişimler ile duyurmuştur. Bunun en güzel örneği olan Tabularla Dans çalışması, günlük hayatta sıklıkla kullandığımız para ve kimlik cüzdanın ufak dokunuşlar ile farklı anlamlar katılması ile oluşturulmuştur. günlük hayatta baktığımızda pek fazla bir şey ifade etmeyen para ve kimlik cüzdanına çok farklı ve daha büyük bir anlam katan bu sihirli dokunuşlar, sanat camiası tarafından da beğeni ile takip edilmektedir. Bu eserin dışında başka eserlerde de farklı çalışmalar ile büyük anlam yüklemesi yapan Altındere zamanın ilerlemesi ile birlikte düşüncelerini geliştirip daha da cesur şekilde kendini ifade edecek şekilde çalışmalara imza atmıştır.

Politik, sosyal ve kültürel kodları manipüle eden, devletin resmi materyallerini yeniden tanımlayan/ tartışmaya açan erken dönem yıkıcı çalışmalarıyla gündeme gelen ve bu şekilde çalışmalarına yön veren Halil Altındere, bir sanatçının başarıyı elde edebilmesi için özgür düşüncelerini savunması ve bu düşünceler doğrultusunda eserlerini ortaya çıkarması konusunda en güzel örneklerdendir. Doğru yaşantısı ile de örnek bir sanatçı olan Halil Altındere, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerdense daha az gelişmiş Anadolu şehirlerini seçmektedir. Bu tür şehirlerde daha çok keşfedilmesi gereken yerler olduğunu, daha çok gizli hazinenin olduğunu belirten sanatçı, en güzel eserlerini buralarda çıkardığının altını çiziyor. Anadolu şehirlerinde kendisini daha fazla bulan ve daha özgür bir düşünce ile eserlerini ortaya çıkaran sanatçı, bu tür şehirlerde yapmacıklıktan uzak insanlar sayesinde daha rahat ve başarılı işlerin çıkarılacağına inanıyor. Bu inanışı ile bu tür yerlere de ağırlık veren Halil Altındere, yükselen başarısını belki de bu özelliğine borçludur. Bu tür kamuya açık alanlarda yapılan sergiler ve eserlerde başarı elde etmek için tüm sanatçıların bu tür düşünceleri benimseyerek özgür bir şekilde düşüncelerini eserlerine yansıtmaları gereklidir.

1980 Darbesi Öncesi İktisadi Durum

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

You may also like

Call Now Button