Genel

Diabetes İnsipidus

single-image

Diabetes İnsipidus

İnsan anatomisi, vücudun farklı yerlerinde konumlanmış ve hormon üretim tesisi olarak nitelendirilebilecek istasyonlara sahiptir. Genel olarak Hormon bezleri olarak adlandırılan bu istasyonlar, ürettikleri iç salgılarla metabolizmanın sağlıklı işleyiş ve istikrarında başrolde yer alırlar. Temel anlamda değerlendirilecek olursa; gluko, mineral ve adrenokortiod stereoidler, kortizol hormonu, eksikliği şeker hastalığına yol açan insülin, testosteron ve östrojen olmak üzere kadın ve erkek cinsiyet hormonları, mutluluk hormonu olarak ta bilinen endorfin ve serotonin, heyecan ve korku anında salgılanan, metabolizmayı acil hareket için hazırlayan bir hormon olan adrenalin, kadınlar için lohusa döneminde üretimi üst seviyeye ulaşan ve süt hormonu olarak bilinen prolaktin, tiroid hormonları, ADH olarak nitelendirilen Anti Diüretik Hormon ve Büyüme hormonu başlıca iç salgılardır. Tüm bu metabolizmik düzenin oluşturduğu Endokrin sistem, tek bir merkezden kontrol edilir. Bu merkez beyin ön lobunda iki gözün arasında yer alan Hipofiz bezidir.

Diabete İnsipidus

Diabetes İnsipitus, adı geçen hormonlardan biri Anti Diüretik Hormon’un çoğunlukla hiç, bazen de yetersiz salgılanması neticesinde ortaya çıkan bir santral hormonal yetersizlik hastalığıdır. Fazla bilinen bir rahatsızlık değildir. Görülme oranı ortalama 250000 / 1’dir. Tıp dünyasında genel olarak tanımı şekersiz diyabet olarak yapılır. Diyabet hastalığına benzetilmesinin nedeni ise çok susama, aşırı idrar üretimi, kuru ve cansız bir cilt görünümü ve artan glikoz tüketimi ihtiyacı gibi başlıca belirtileri şeker hastalığı ( Daibetes Mellitus ) ile ortak yapıda olmasındandır. Hasta sürekli olarak susar. Sıvı tüketimi birkaç kaç artmıştır. Bunun nedeni yetersiz Anti Diüretik Hormon salgısı sebebiyle böbreklerin idrarı yeterince işleyememesi ve yoğunlaştıramadan vücuttan süratle atmasıdır. Vücutta oluşan sıvı kaybı hastayı daha fazla sıvı tüketmeye mecbur kılar. Lakin bu durum hastalığın kronik bir yapı oluşturmasına yardımcı olacaktır. Bu durumda hasta ne kadar sıvı tüketirse o denli fazla idrar üretecek ve işlenmemiş idrarı vücuttan kısa süre içinde attıkça tekrar susayacak ve bu tablo bir döngü haline gelecektir. İdrarın kısa sürede vücuttan atılması sadece sıvı kaybına değil, böbreklerin normalde idrardan süzeceği vücut için yararlı minerallerin ve hücrelerin enerji kaynağı olan glikozun da kaybına yol açar. Bu nedenle hasta halsiz düşer, cildi kurur ve yoksunluğunu hissettiği glikoz gereksiniminden ötürü sürekli olarak şekerli yiyecek ve içecekler tüketme ihtiyacı duyar. Hastalık sıklıkla hipofiz bezi civarını kendine mesken edinen ve Hipofiz Adenomu olarak bilinen Kraniofarengiom türünde bir beyin tümörünün varlığı ile eş zamanlı gelişir. Hipofiz bezinin sağlıklı çalışmasını engelleyen bu tümör, cerrahi müdahale ile temizlense dahi Diabetes İnsipitus tablosu devam eder. Hastalık genellikle kronikleşen tiptedir. Tedavisi süreklidir ve ADH’ın içerdiği Vazopressin enziminin laboratuvar ortamında üretilmiş sentetik versiyonu olan Desmopressin Asetat’ı içeren Minirin isimli ilacın düzenli kullanımıyla kullanılmasıyla gerçekleşir. İlacın dozajı kişiye özel olarak planlanır.

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

You may also like

Call Now Button