Genel

1980 Darbesi Öncesi İktisadi Durum

single-image

1980 DARBESİ ÖNCESİNDE İKTİSADÎ DURUM

27 Mayıs Darbesi sonrası MBK kendi içerinde bazı çatlak sesleri temizleyerek yola devam eder. Hatta bu öyle çatlak ses ki iki kişinin idamına sebebiyet verir ve bu idamların gerçekleştiği yıl içerinde darbenin de izlerini silmek için hatta ordunun yönetimi bir an evvel sivillere bırakmak istediğini göstermek için daha özgürlükçü bir anayasa çıkarılır. Sendikal haklardan tutun basın özgürlüğüne varana kadar daha bir çok özgürlük abidesi yasa bu anayasanın içerisinde mevcuttu. Lakin her şey öyle yasa çıkartmakla oluyor, bizim toplumumuzda bir laf vardır “o karın doyurur mu?”. Evet toplumun karnı açsa yani ekonomik olarak dar boğazdaysa siz onu dünyanın en özgür insanı yapacak yasayı çıkarın faydasız kalır.

Bu dönem içerisinde ithal ikameci bir sitem oluşturulur. Her şey ithal ama her şey. Rahmetli Turgut Özal’ın bir sözü vardır “Biz don lastiği bile üretemez olduğumuz dönemleri de yaşadık”. Döneme bakıldıldığı zaman yani 1960-1980 arada geçen yirmi yıl sanki karanlık bir çağ gibidir. Ama elbette ki her sis güneş iyice kendini hissettrene kadar dururmuş. Bu dönem iktisadî ve ekonomik faaliyetleri şu şekilde maddeler halinde sıralayabiliriz:

4 Ocak 1961 Milli Birlik Komitesi, zirai kazançlardan vergi lınmasını kabul etti.

6 Ocak 1961 Sümerbank çeşitli mamullerinde yüzde 3 ile 18 oranında indirim yaptı.

17 Şubat 1961 Türk ve Alman İş ve İşçi Bulma Kurumlan arasında yapılan anlaşmaya göre; her yıl Almanya’ya çeşitli iş kollarında çalıştınimak üzere 2-3 bin Türk işçisi gönderilmesi kararlaştırıldı.

13 Nisan 1961 Kunalan ilçesinin Magnp köyünde petrol bulundu. 1350 metre derinlikte bulunan petrolün Raman petrolüne eşdeğer olduğu ifade edildi.

17 Nisan 1961 Temsilciler Meclisi Anayasa’mn işçilere grev ve toplu sözleşme hakkı tanıyan 46. maddesini kabul etti.

19 Mayıs 1961 Samsun Liman ve Tesisleri işletmeye açıldı.

20 Mayıs 1961 27Mayıs (I960) sonrası ilk büyük işçi mitingi Eskişehir’de yapıldı.

23 Mayıs 1961 Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu kaldmldı.

20 Haziran 1961 Almanya’ya gitmek isteyen işçiler İş ve İşçi Bulma Kurumu’na başvurmaya başladı.

20 Haziran 1961 Türkiye’nin ilk naneli (mentollü) sigarası ‘Çamlıca’piyasaya çıkarıldı.

13 Temmuz 1961 Türkiye’nin Onak Pazara üyelik başvurusu reddedildi.

24 Ağustos 1961 İstanbul Petrol Rafinerisi AŞ (İPRAŞ) törenle üretime başladı. Şirketin yüzde 51 hissesinin Türkiye Petrolleri Anonim Onaklığrna, yüzde 49’unun ise ABD Şirketi Caltex’e ait olduğu açıklandı.

1 Eylül 1961 Goodyear kuruldu.

21 Eylül 1961 Tek tip ekmek üretileceği ve fiyatının da 90 kuruş olacağı açıklandı. Ticaret Bakanı Mehmet Baydur, 1 Ekim 1961 tarihinden itibaren Türkiye’nin her yerinde 80 randımanlı tek tip ekmeğin kilosunun 90 kumşa satılacağını açıkladı.

30 Eylül 1961 Devlet Planlama Teşkilatı kuruldu.

15 Ekim 1961 İstanbul İşveren Sendikalan Birliği kuruldu. Birliğin adı, 1 yıl sonra (1962) adı ‘Türkiye İşveren Sendikalan Konfederasyonu’ (TİSK) olarak değiştirildi.

9 Ekim 1961 Türkiye’nin her şeyiyle yerli olan ilk otomobili “Devrim” Eskişehir Cer Atölyeleri’nde üretildi.

3 Aralık 1961 Mersin Petrol Rafinerisi’nde (ATAŞ) üretime başlandı.

20 Mart 1962 Milletlerararası İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı Türkiye’nin 1962yılı tediye muvazenesi açığını karşılamak üzere Avrupa Para Sandığı ‘ndan 45 milyon dolarlık kredi açılmasına karar verdi.

23 Ağustos 1962 Almanya’ya çalışmaya gitmek için 78 bininci işçi başvurdu. 1 Ekim 1961’den bu yana Almanya’ya gönderilen işçi sayısının 7.565’i bulduğu açıklandı.

26 Eylül 1962 Devlet Planlama Teşkilatı yetkilileri Bakanlar Kurulu’nun plan üzerinde yaptığı değişiklik nedeniyle topluca istifa etti.

1 Kasım 1962 Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı TBMM’de kabul edildi. (1 Ocak 1963 Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı yürürlüğe girdi. Kamu sektörü için emredici, özel sektör için yol gösterici nitelikteki plan, ithal ikamesine dayalı sinayileşmeyi öngörüyor.)

10 Aralık 1962 Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları 3- Yüksek Fırını hizmete girdi.

1 Ocak 1963 Bakanlar Kurulu otomobil ve lüks eşya ithalini yasakladı

Bütün bu gelişmelere rağmen yapılan yatırımlar, yürürlüğe konulan yasalar ekonomik bunalımın önüne geçememiştir. Bu durmun en önemli sebepleri ise 1960-1980 dönemlerinde yaşanan ulusal ve küresel bazda yaşanan krizler, ülke yönetimini üstlenen koalisyon hükümetlerinin icraatları ya da üzerine düşenleri yapamadıkları vs. bir çok neden gösterilerbilir.aradaki bu 20 yıllık süre içerisinde hem Türkiye hem de dünya bir çok krize tanıklık etmiş hatta tanıklık etmekle kalmayıp bu krizlerden etkilenmiştir. Ayrıca bu dönem içerisinde Türkiye sadece kendi sıkıntılarıyla uğraşmakla kalmayıp Yavru Vatan Kıbrıs’ın sorunlarıyla da hemhal olmuştur. Netice itibari ile Kıbrıs millî bir davadır. Her ne kadar içe karşı boynu bükük bir durum sergilense de Ufacık bir protokol krizi dahi olsa dışa karşı her daim dik durmak gerekir. Bu düşmana korku salmasa da düşmanın saldırmadan önce bir daha düşünmesini sağlar.

Bu dönem içerisinde Türk Lirası birkaç sefer develüasyona uğramıştır. Bu durum girdi ve çıktı arasındaki dengesizliği anlık kriz yaşama riskini göze alarak gidermeye çalışmaktır. 20 yıllık süre içerisinde ihracat oranı pek yüksek değildir. O yüzdendir ki bu dönemi İthal İkameci dönem diye açıklarlar. Her şey ithal olunca ve içeriden dışarıya pek fazla bir şey satılamayınca kriz kaçınılmaz oluyor. Krizi tetikleyen en önemli unsurlardan birisi KİT’lerdir. KİT bazen haklı gurur kaynağı, bazen öncü bir lokomotif, bazen de işe yaramaz ve elden nasıl konuşsam da elden çıkarmak için çok uğraşılan bir yapı hali almıştır. Bununla birlikte bu dönem içerisinde bir çok temel atma işlemigeçekleşmiş lakin nihayete erdirilememiştir. Sebebi de çok açıktır; kaynak yetersizliği, cari açık, kriz vs.

1970’lere gelindiğinde hem ulusal hem de uluslar arası boyutta krizler yaşanmıştır. Ayrıca Türkiye kendi içerisinde bir de 1971 yılında bir müdahale daha yaşamıştır. Müdahale aslında uyarı şeklindedir. Tarihe ‘12 Mart Muhtırası’ olarak kazınan bu olay tam olarak demokrasiye ve mecut düzene bir darbe değil lakin ciddi bir uyarı mahiyetindedir. Aslına bakılırsa doğrudan yani 27 Mayıs gibi bir darbe hedeflenmiş ama bir takım gelişmeler sonucu dolaylı müdahaleye dönüşmüştür. Bu noktada 9 Martta kesin olarak bir askerî müdahale düşünülmüş lakin sivil idarenin engellemeleri, aldığı tedbirler ve daha bir çok etmenler 9 Martta bir askerî darbeyi önlemiştir. Bunun sonucunda illaki bir müdahale olacaksa açık ve ciddi bir uyarı yani muhtıra düşünülmüştür dönemin askeri yönetimi tarafından. Aralarında Muhsin Batur ve Faruk Gürler’in de bulundur dört komutan 12 Mart Muhtırası’nı imzalamışlardır. Muhtırada mevcut şikayetler (ekonomik bunalım, siyasi bunalım beraberinde sosyal bunalım) sıralanıyor ve bu durumların sorumlusu olarak da hükümet dösterilmiştir. Üç paragraflık muhtıranın son kısmı ise şu şekildedir;

“Türk Silahlı Kuvvetleri kanunların kendisine vermiş olduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak ve kollamak görevini yerine getirerek, idareyi doğrudan doğruya üzerine almaya kararlıdır. Bilgilerinize…”

Yani her şey bir tehdit bir uyarı adına ne denirse densin ama bir müdahale. Mevcut sivil irade ne kadar başarısız olursa olsun eğer halkın seçimi ve tercihi buysa bu saygıya değerdir müdahaleye değil.muhtıra sonrasında ise her şeyin normalleştikten sonra dünya genelinde bbir petrol krizi yaşanır. 1973 yılında 1.Dünya Petrol Krizi sonucu petrol fiyatları ciddi oranda artmıştır. 1974-1975 yıllarında dünya geneli enflasyon, durgunluk ve dış ticaret açıkları bütün gelişmekte olan ülkeleri etkilediği gibi Türkiye’yi de olumsuz yönde etkilemiştir. OPEC, ham petrol fiyatlarını 1974 yılının başında beş katın üzerinde artırmış ve bu durum ülkedeki girdi ve enerji maliyetlerini yükseltmiştir. 1974’ten itibaren Türkiye’nin ihracat ve ithalat fiyatları ters yönde gelişirken, dış ticaret hadleri büyük oranda bozulmuş ve dış ticaret açığı yükselmiştir.

Bununla birlikte 1974 yılı içerisinde Kıbrıs Barış Harekâtı da düzenlenmiştir. Bu Harekât sebebiyle bir çok ülkeden olumsuz yönde tepkiler alınmış olup hatta ambargo bile uygulanmıştır. Elbette ki çeşitli ekonomik dinamikler sayesinde ve Harekâta destek veren ülkeler sayesinde bu durumun üstesinden gelinmiştir.

Bu dönem içerinde yine IMF kapıları çalınmış hatta 1978 ve 1979 yıllarında iki adet sözleşme imzalanmış ve bu sözleşmeler sonucunda istikrar programları yürürlüle konmuştur. Bu programa göre yapılacak uygulamalar ve üzerinde durulacak alanları şu şekilde özetleyebiliriz;

  • Devalüasyon (TL’nin değeri düşürülmüştür)
  • KİT ürünlerine zam ve ücret-maaş artışların sınırlandırılması,
  • Harcamaların kısılması ve KİT zararlarının azaltılması yoluyla kamu açıklarının kapatılması,
  • İthalatın kısılması, ihracatın arttırılması ve bu yolla cari işlemler açığının                                   azaltılması, • Faizlerin yükseltilip tasarrufların özendirilmesi,
  • Yatırımların azaltılması,
  • Dövize Çevrilebilir Mevduat uygulamasına son verilmesi.

Bu kararların bir kısmı uygulanmış bir kısmı ise kağıt üzerinde kalmıştır. Ekonomik ve siyasi bunalım insanları çeşitli arayışa sürüklemiştir. Öğrenci olayları baş göstermiş, bu olaylar sırasında fabrikalar işleyememiştir. Ayrıca tarımsal noktada da öğrenci olaylarından esinlenen köylüler de toprak işgali yapmışlardır. Bu işgal edilen toprak ya hazine arazisi ya da toprak ağasına ait büyük topraklardır. İşgaller sonrasında jandarma müdahalesiyle karşılaşan köylüler hiçbir şekilde bir sonuç elde edememişlerdir.

  • 24 Ocak Kararları

24 Ocak Kararları öncelikle şunu belirtmeliyim ki Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı istikrar sağlamaya yönelik hazırlanmış bir faaliyet programı ve paketidir. Her şeyden evve bu paketin amacı şu şekilde özetlenebilir;

  • Fiyat istikrarının sağlanması,
  • Ödemeler dengesinin yeniden kurulması,
  • Piyasa ekonomisine işlerlik kazandırılması,
  • Ekonominin dışa açılması ve bu yönde sanayileşme stratejilerinin geliştirilmesi,
  • Kamu kesiminin ekonomi içerisindeki yerinin azaltılması
  • Bu amaçların gerçekleştirilmesi için 24 Ocak Kararları kapsamında Türkiye’nin IMF’ye vermiş olduğu niyet mektubu şunları taahhüt etmektedir: (KAZGAN, Gülten, Türkiye Ekonomisinde Krizler: 1929-2001, s.200-201 İstanbul: Bilgi Üniversitesi Yayınları 2005).
  • Enflasyonu durdurmak ve fiyat istikrarını sağlamak için sıkı para politikası uygulanacak,
  • Akaryakıt fiyatları, tarım ürünlerinin taban fiyatları ve KİT ürünlerine ait fiyatlar enflasyonu önleyecek biçimde ayarlanacak,
  • Kamu harcamaları kısılacak, ancak enerji yatırımları bundan etkilenmeyecek,
  • Faiz oranları arttırılacak,
  • Ücret anlaşmazlıkları konusuna çözüm getirilmeye çalışılacak,
  • Döviz kuru değişken olacak ve bu yolla Türkiye’nin rekabet gücü sağlanmaya çalışılacak,
  • Borç yönetimine özen gösterilecek,
  • Ülke ekonomisi giderek daha fazla serbest piyasa ekonomisine dönecek,
  • Hükümet alınacak ekonomik önlemler konusunda sürekli olarak IMF’ye danışacaktır.

(Akalın, Uğur Selçuk, Üç Dönem Üç Ekonomi, s.107-108 Set Yayınları, İstanbul 2004).

Bütün bu alınan kararlar olsun uygulanan programlar olsun birçok madde uygulanamamış, yapılması planlanan faaliyet ve uygulamamalar gerçekleştirilememiştir. Çünkü artık takvimler 12 Eylül’ü göstermektedir. Hemen öncesinde yaşananlar sanki bu darbeye bir hazırlık gibi bir şey olmalıydı. Neticede her şey birdenbire bıçak gibi kesilemez.

Referans makalemizi beğendiyseniz akademik makale yazdırmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

1 Comment
  1. Ibrahim 5 sene ago

    The Golden EquationNi+H+KaCO3(heated over 70C at 22 bars)=Cu+lots of heatNow is the time for scientists tghuurhoot the world to verify this LENR reaction.When my wife and I visited Alaska, the tour guide described how the early explorers died from a vitamin deficiency, when they could have saved themselves by simply eating a local plant that proliferated in the area. If only the explorers had known.Today, we have a similar situation. Unbelievable, but here we have been oxidizing carbon fuel for energy and polluting our air with carbon dioxide big time when all along nickel could be used in a low energy nuclear reaction.

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

You may also like

Call Now Button